22 Mart 2008 Cumartesi

Adaları keşfet


Ada bazı insanlar için eşsiz bir kaçış yeri. Anakaradan uzaklaşmak, deniz yoluyla uzaklaşmak ve denizin ortasında bağımsız olmak. Adalar bu açınadan geçmişten bu yana tercih edilmiş ve bugün onlara ulaşıp keşfederseniz pek çok sürpriz vaadediyorlar size. İstanbullu olarak ülkenin az sayıda adasına yakın oldum ve zamanla hepsine ulaşıp keşfetmeye çalıştım. Hep güzel anılarla ayrıldım. Her fırsatta yeniden gittim ve her zaman yeniden gitmeyi isterim.

Prens Adaları: İstanbul'un birkaç mil açığında günübirlik turizmden daimi yaşamaya kadar pek çok seçenek sunuyor. Denize girebilir, yürüyebilir, bisiklete binebilirsiniz. Restoranlarında yemek yiyebilir, ormanlık alanlarında piknik yapabilirsiniz. Elbette teknenizle koylarına ulaşabilir, kalabilirsiniz. Otelleri, yazlık veya yıllık kiralık evleri pek çok olanak sunuyor. Özellikle İstanbulda yaşamış ve yaşayan gayrımüslim vatandaşların özellikle varlıklı olanlarının yapıp yaşadıkları evler en az bozulmuş kent dokusunu görme şansını veriyor size. Fayton turları da kaçırılmamalı.

Marmara Adaları: En büyüğü Marmara, en turistiği Avşa, en şirini Paşalimanı, en başbakanlısı Ekinlik vd. İstanbul'a birkaç saat uzaklıktalar. Hepsinde görmeye değer pek çok şey bulabilirsiniz. Bir haftasonu veya bir hafta boyunca tatilinizi burada geçirebilirsiniz. Teknenizle ulaşabilir veya uğrayabilirsiniz.

Gökçeada: Rum vatandaşlarımızın terkettiği ona yakın köy bırakıldıkları gibi duruyorlar. Tümünü gezip hüzünlerini paylaşabilirsiniz. Çevresindeki koylarda Ege'nin en güzel plajlarından denize girebilirsiniz. Bir hafta sonu veya bir haftalık tatilinizi burada geçirebilirsiniz. Pek eğlencesi olmayan ama temiz denizi ve doğasıyla hep orada ve sizi bekliyor. Gelibolu yarımadasının Saros körfezi tarafındaki Kabatepe limanından araba vapuru veya Çanakkale limanından feribot ile adaya ulaşabilirsiniz. http://www.canakkale.gov.tr/

Bozcaada: Gökçeada'dan daha yakın ve küçük adamız. Tek bir yerleşim bölgesi var. Rum mahallesi görülmeye değer, Müslüman mahallesi ise o kadar hoş değil. Limandaki balık lokantaları ziyaretçilerin vazgeçilmezi. Her mevsim balığın en güzelini burada yiyebilirsiniz. Son yıllarda çok popüler oldu. Pek çok butik otel yapıldı, pek çok ünlü mekan edindi. Şarabıyla meşhur, zaten adada başka tarım yapılamıyor. Enfes plajlarında Ege'nin soğuk suyunda yüzmek her mevsim kolay değil. Antik kalesi limandaki köy ile güzel manzara oluşturuyor. Bozcaadaya sevdalanmış bir amatörün yarattığı müzeyi de mutlak görmelisiniz. http://www.bozcaadamuzesi.com/

Assos antik liman'da yüz



Denize girmekten en çok hoşlandığım yerlerden birisi Assos'un antik limanı. Assos'un eşsiz denizini duymayan kalmadı. Assos ve çevresinde pek çok koy sizi bekliyor. Ancak esas antik kentin aşağısındaki eski liman'daki batık mendireklerin olduğu bölgede denize girmek ayrı bir heyecan. Çok küçük bir koy olmasının yanında derin ve kayalıklarla çevrili olması ve bu yüzden balıkların da burayı sevmeleri üstüne üstlük siz yüzerken yanınızda sizden kormadan rahatça dolaşıyor olmaları son derece güzel bir görüntü sağlıyor. Basit bir deniz gözlüğü ile sualtını izlemek için ideal yerlerden birisi. Buradaki otelleri seçip konaklayabileceğiniz gibi, günübirlik liman'a inerek denizden yararlanabilirsiniz. Kıyıdan girmek kayalıklar ve doğal olarak deniz kestaneleri nedeniyle pek kolay değil ama otellerin denize uzattığı iskeleleri kullanabilirsiniz.

Rahmi Koç sanayi müzesini gez



İstanbul Sütlüce'de tarihi Lengerhane ve Tersane binalarında kurulu enfes müze. Genç yaşlı herkesin görmesi gereken yer. Açıldığından bu yana her yıl bir şekilde geziyorum. Ne kadar uzun zaman geçirilirse o kadar iyi. Son derece zengin bir kolleksiyona, başka yerlerde kolay göremeyeceğiniz örneklere sahip. Teknolojinin nereden nereye geldiğini, yaşam koşullarımızın teknoloji ile ne şekilde iç içe girerek gelişip değiştiğini anlamanın en güzel ve kolay yollarından biri. http://www.rmk-museum.org.tr/turkce/index.htm . Müze içindeki Lokanta, Bar ve Kafe'leri biraz yüksek fiyatlı olsalar da mutlaka denemenizi öneririm. Müzeye sabahtan gidip bir gününüzü oraya ayırın ve yoruldukça kafe, restoran ve barda dinlenin. Programını inceleyerek giderseniz ayrıca Haliç'te buharlı bir römorkör ile gezi yapma ve diğer faaliyetlere katılma şansını yakalarsınız. Rahmi Koç, kolleksiyonunun bir bölümünü de Ankara Kalesi içindeki tarihi Çengelhan binasını restore edip müzenin bir şubesi haline getirerek orada sergiliyor. İkinci göreviniz de orayı gezmek elbette.

Istanbul bogazini tekne ile keşfet



İstanbul boğazında tekne ile gezinti hele bir bahar ayında yapılıyorsa eşsiz bir deneyimdir. Çeşitli seçenekleriniz var. Eminönü meydanından sürekli kalkan gezi motorları, şehir hattı gemileri, boğazın iskeleleri arasında çalışan şehir hattı motorları, varsa kendi tekneniz, yoksa yine boğaz ve haliçte bulabileceğiniz pek çok kiralık tekne var. en azından ikinci köprü hatta istinye tarafına kadar boğazın iki yakasını görmelisiniz. Boğazda sefer yapan sehir hattı gemi ve motorlarının tarifeleri için İDO internet sitesini inceleyebilirsiniz. http://www.ido.com.tr/index.cfm?page=SubPage&kapsam=224&textid=989&ln=TR

Aspendos opera ve bale festivali



Antik Aspendos Tiyatrosu'nda Haziran ve Temmuz aylarında düzenlenen Opera ve Bale Festivali'ni kaçırmayın. Antalya ve çevresinde tatil yapmakta olan yerli ve yabancı turistler için gerçekleştirilen en mükemmel animasyon (!). Otellerin düzenlediği garip basmakalıp gösterileri gösteri sanmamanız için iyi bir seçenek. Yerli ve yabancı opera ve bale toplulukları her yaz döneminde farklı programlanmış biçimde gösteriler yapıyorlar. İlk yıllarda daha sık programlanmış oldukları için daha çok gösteriyi bir haftalık tatil döneminde izleme şansımız oluyordu. Şimdilerde dönem uzatıldı ve tatiliniz boyunca bir veya iki gösteriyi izleme şansınız oluyor. Antik tiyatronun eşsiz atmosferinde tatil akşamlarınız için en iyi seçeneklerden biri. Bilgi için Devlet Opera ve Balesi'nin sitesindeki festivaller sayfasını ineceleyebilirsiniz. https://secure.dobgm.gov.tr/arsiv.asp

21 Mart 2008 Cuma

Mehmetçik fenerine git


Orası da neresi? Derseniz, Gelibolu yarımadası'nın güneydeki en uç noktası. Yani bir diğer deyişle Ege'den gelen gemilerin Çanakkale Boğazı'na giriş yaptığı noktanın solundaki burnun ucu. Avrupa veya Rumeli yakasının başlangıcı. Buraya inşa edilmiş deniz feneri ve bulunduğu nokta ülkemiz coğrafyasının en ilginç noktalarından biri bence. Fenerin hemen arkasındaki İngiliz Anıtı 360 derece kesintisiz manzaraya sahip. Çanakkale savaşları nedeniyle sit alanı olan bölgede Seddülbahir Köyü dışında bir yerleşim yok. Tarlalar, ağaçlar, deniz. Yarımadanın büyük kısmında da savaş anıtları, şehitlikler dışında birkaç yerleşim dışında tamamen doğal. Bir tarafınız Çanakkale boğazı, diğer tarafınız Anadolu, diğer yanınız Ege Denizi, karşınızda Gökçeada ve Bozcaada, daha ilerisi Yunanistan, diğer yanınız Saros körfezi ve Trakya. Daha ne istiyorsunuz? Yakın kıyılarda son derece güzel kumsal ve bakir plajlar sizi bekliyor.

Balon ile gezinti


İstanbul Kadıköy'de bulunan seyir balonunu bir akşamüstü denemenizi öneririm. Sabit noktaya bağlı olmasına karşın, ulaştığı yükseklikten akşam güneşi ile aydınlanan kenti 360 derece izlemek gerek. Akşamüstü denemenizin bir diğer avantajı henüz yanmaya başlayan ışıklar ve belki de alacakaranlıkta ikinci bir tabloyla karşılaşmanız. Henüz ben de deneyemedim ama bu işin en yaygın biçimde yapıldığı yer de yine ülkemizin eşsiz coğrafyası Kapadokya. Pek çok balon seçeneği orada da sizi bekliyor. Yine derim ki akşamüstü saatlerini seçin. Fotoğraf çekmek ve manzara izlemek için en uygun saatler güneşin yeryüzüne yatay ışık verdiği gün batımı ve gün doğumu saatleri.

At ile gezi


Şehir dışı gezi ve tatillerinizde fırsatınız olursa at binmeyi, at ile gezinti yapmayı kesinlikle deneyin. Asfaltlanmamış orman yollarında at ile gezinmek kadar hoş ve güzel bir deneyim olamaz. Ata binmek başlı başına ciddi bir spor ve bir o kadar ciddi bir keyif. Fırsatınız oldukça ata binmeyi profesyonel bir eğitmenden öğrenin. Hangi yolda hangi hızda ata nasıl binecek nasıl hükmedeceksiniz, onunla nasıl iletişim kuracaksınız? Teknolojik araçlara binmekten başka şeyler arayanlar için bir diğer canlının sırtında yolculuk etmek, zaman geçirmek bambaşka bir keyif.

Helikopter ile şehir turu


İstanbul'da helikopter veya küçük uçaklarla şehir turu yapmak mümkün. Özel şirketler ve havacılık kulüpleri bu olanağı sağlıyorlar. Yaşadığımız kenti yarım veya bir saat süreyle havadan görmek her ne kadar tv ekranlarından görüntüsüne alışsak da yine de yaşanması gerekli bir deneyim. O kadar erişilemeyecek tutarlar da söz konusu değil. Hele yolcu uçağının rahatlığına alışık olanlar için bu küçük hava araçları ayrı bir heyecan verecek.

Mavi tur


Deniz ve güneş tatilinin en güzel biçimlerinden biri. Belki de en güzeli. Türkiye, özellikle ege koyları bu iş için bizlere sonsuz seçenek sunuyor. Akdenizdeki en güzel ve çok sayıda koya sahip ülke Türkiye. Bir de Hırvatistan'da güzel koylar varmış. Yapacağınız iş, birkaç sezon bu biçim tatile ısınmak. Bütçenize uygun bir tekne kiralayacak veya düzenli turlara katılacaksınız. Birkaç günden birkaç haftaya kadar teknede tatil yapabilirsiniz. Mürettebatı olan ve hizmetinizi görecekleri bir tekne olabileceği gibi, kendi kullanacağınız ve hizmetinizi kendiniz göreceğiniz bir tekne kiralayabilir, belki de güzel koylardaki küçük lokantalarda karnınızı doyurabilirsiniz. Yakın dost ve arkadaşlarınızla birlikte bir tekne kiralamak, her gün en güzel koylara seyrederek orada zaman geçirmek, mürettebatın hazırladığı sofrada hep birlikte yemek yemek, sabah uyanınca yüzünüzü yıkamak yerine denize atlamak emin olun sizi hemen şımartacak. Bir kez deneyebildim, kısmet olursa tercihim elbetteki mavi tur. Her seferinde kendinize bir başka rota, bölge belirleyerek ülkenin pek çok bölgesini, üstelik karadan ulaşamayacağınız güzellikleri bu şekilde keşfedeceksiniz.

Balik tutmak


Dünyanın derdinden uzaklaşmak için en iyi çözümlerden biri olsa gerek. Avcılığın her türü insanı her tür diğer düşünceden arındırıp uzaklaştırıyor. İyi, kötü, büyük, küçük her ne avı olursa olsun ona odaklanmak gerçekten kafadaki diğer ayrıntıları unutturuyor. Saros körfezi Erikli sahili en çok balık avını denediğim coğrafya. Bahar ve yaz aylarında eşsiz temizlikteki denize girmek ve balık avı bir araya gelince başka bir şey aramıyorsunuz. Hele akşam tutulan balıklarla hazırlanmış sofrada içilen birkaç kadeh içki keyfi cilalıyor. Bu sofranın en önemli özelliği çarşıdan alınmış bir kilo aynı cins balık yerine birer ikişer farklı tür balığın aynı tepside servis ediliyor olması. Şansınıza ne çıktıysa. Hiç balık avlayamadınız mı? sorun değil! Yine tüm zamanınızı o işe odaklanarak geçirdiniz ve dünyadan uzaklaştınız. Bu zamanı renklendirecek bir termos çay veya kahve, biraz kurabiye gibi bir şeyler önceden hazırlanmışsa yine keyfinize diyecek yoktur.

Rafting


Şişme bir bot, kürekler, can yelekleri. Muhtemelen soğuk bir suda akarsuyla aynı yönde ve üzerinde olmak. Pek çok doğal girinti çıkıntı arasında yol bulmak sün derece eğlenceli. Yalnızca bir kez denedim ve unutamadım. Antalya Köprüçay'da bir akşamüzeri son botta dört kişi ve bir de rehberimiz eşşiz bir deneyim yaşadık.

Yelken yap


Yaşamımda yaptığım en iyi işlerden biri yelkenli bir tekne edinmek oldu. Deniz, güneş ve doğa ile iç içe olmak, şehir, teknoloji ve motor gürültüsünden uzak, doğanın armağanı rüzgar ile içinde bulunduğunuz tekneyi yürütmek eşsiz bir deneyim. Herkesin bu deneyimi yaşamasını isterim. Tekne bir barınak veya marinada bağlı iken içinde olmak, orada zaman geçirmek, dost ve arkadaşları konuk etmek zevkiyle başlayan bu deneyim, denize açıldığınızda yalnızca yelken yapmakla bile yeterli zevki verecektir. Ayrıca farklı limanlara ulaşmak, oraları tanımak, oralarda zaman geçirmek, denize girmek, balık tutmak bunun ayrılmaz parçaları. Yılın her gününde denize çıkabilir, gerekli önlemleri alarak her hava koşulunda denizciliği ve yelken seyrini deneyebilirsiniz. Güneşli bir gün elbet bunun için uygun ama kapalı havada, yağmur, kar yağarken, sert rüzgarlarda denizde olmak, tekne ve yelken seyri yapmak kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlayacaktır.